Kıl Dönmesi

Kıl Dönmesi

Kıl dönmesi

Kuyruk sokumunda oluşan kistin zaman içinde iltihaplanmasına kıl dönmesi adı verilir. Kıl dönmesi erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülen bir rahatsızlıktır. Kıl dönmesi vücudun belli yerlerinden dökülen kılların kuyruk sokumu bölgesinde birikerek cilt altına girmesiyle kist oluşturması durumudur. Vücuttan dökülen kıllara ek olarak kıyafetlerden kopan iplik parçaları ve saç telleri de açık bulunan gözenekler sayesinde kuyruk sokumu bölgesinde cilt altında birikerek kıl dönmesine yol açar. Vücuttaki kıl oranına bağlı değişim gösteren kıl dönmesi erkeklerde daha çok gözlemlenir. Dolayısıyla vücut ne kadar kıllıysa kıl dönmesi riski o kadar yüksek olur. Kuyruk sokumu, bu bölgedeki cilt ve cilt altı dokularının enfeksiyonu sonucu ortaya çıkan kıl dönmesinde bazı farklı risk faktörleri bulunmaktadır. Kişisel hijyenin başta geldiği faktörlere ek olarak obezite, uzun süre oturarak çalışmak, bölgenin tahriş olması, kalçalar arasındaki oyuğun derinliği ve genetik yatkınlık da diğer tetikleyiciler arasındadır.
 
Kıl dönmesi belirtileri nelerdir;Kıl dönmesi apse veya akıntıyla kendini gösterir. Tedavisi ertelendiğinde ciddi ağrı ve ateşe neden olabilen kıl dönmesinde erken müdahale önemlidir. Belirtilerle beraber bir uzmana başvurulduğunda fiziki muayene ve hasta öyküsü tanı için yeterlidir. Kıl dönmesiyle kişiye rahatsızlık veren belirtiler genelde şu şekildedir; iç çamaşırda ıslaklık, hoş olmayan bir koku, akıntı, kuyruk sokumunda ağrı, kaşıntı. Kıl dönmesinde genellikle kişi ilk evreyi anlamayabilir. Bu sebeple hastalar şikayetlerinin dayanılmaz olduğu dönemde yani kıl dönmesi apse yaptıktan sonra doktora başvurur.  Şiddetli ağrı, akıntı, kötü koku sebebiyle artık dayanılmaz hale gelen durumda hasta muayene olmaya karar verir. 
 

Kıl dönmesi en çok kimlerde görülür?

 
Kıl dönmesi en çok erkeklerde 15 ile 40 yaş arasındaki yaşlarda görülür. Nadiren de olsa çocuk ve 40 yaş üstü bireylerde gözlemlenir. Genellikle aşırı kilolu ve fazla terleyenlerde kıl dönmesi görülme oranı daha yüksektir. Bu rahatsızlığı kadınlar nadiren de olsa yaşayabilirler.
 

Ameliyatsız Tedavilerde Kullanılan Teknikler

 
Ameliyatsız tedavi yöntemlerinde birçok teknik kullanılmaktadır. Hastanın günlük hayatına kısa sürede dönmesi için uygulanacak yöntem, hastanın durumuna göre değişiklik göstermektedir. Ameliyatsız Tedavilerde Kullanılan Teknikler arasında; Lazer Tedavisi, Fenol Tedavisi, Elektro Cerrahi Tedavisi, Mikrosinüsektomi Tedavisi, Gümüş Nitrat Tedavisi uygulanır. Hastalığın evresine göre değişiklik gösteren teknikler tek başına veya kombine şekilde kullanılabilir. Hasta için en etkili ve konforlu tedavi yöntemi doktor tarafından belirlenir.  Kıl dönmesi tedavi edilirken günümüzde artık klasik ameliyat yerine ameliyatsız tedavi tercih edilmektedir. Uygulanacak yöntem hastanın durumuna göre değişiklik göstermektedir. Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi klasik ameliyatlara göre oldukça avantaj sağlamaktadır.
 

Ameliyatsız Tedavi süreci 

 
Ameliyatsız tedavi süresi sadece 10 dakika kadar sürmektedir. Narkoz kullanılmayan bu süreçte lokal anestezi ile uygulama gerçekleştirilir. Müdahale işleminden yarım saat sonra hasta günlük sosyal hayatına geri dönebilir. Ağrı derecesi çok azdır.  Ameliyatsız tedavi yönteminde herhangi dikiş kesi olmadığı için dokular zarar görmemektedir. Bu nedenle estetik açıdan da rahatsızlık söz konusu değildir. Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi hastalara birçok avantaj sağlar. Tedavi olacak hastalara aynı gün içinde hem tanı konabilir hem de tedavi uygulanabilir. Herhangi bir ameliyat stresi gerektirmediği için hastalar genellikte rahat olurlar. Karaciğer, kalp hastalıkları, böbrek, şeker, kanama bozukluğu gibi sistematik rahatsızlığı bulunan hastalara uygulanabilir. Dikiş yapılmadığı için klasik ameliyatlarda karşılaşılan iltihaplanma ve apseler görülmez. Tedavi işlemi sadece 10 dakika sürmektedir.  Burada önemli olan nokta kişinin hastalığını fark ettiği anda muayene olarak tedavi sürecini başlatmasıdır. 
 
 
Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623