Kıl Dönmesi Kendiliğinden İyileşir mi

Kıl Dönmesi Kendiliğinden İyileşir mi

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) kendiliğinden iyileşen bir hastalık değildir. Aksine tedavi edilmediği her saniye hastalıklı alan daha da büyümekte ve çok daha büyük bir alana yayılarak ameliyat yapılacak bölgenin genişlemesine neden olmaktadır. Bu yüzden kıl dönmesi rahatsızlığı tespit edildiği durumlarda kesinlikle tedavi olunması gerekir.
 
Halk içinde kıl dönmesi olarak isimlendirilen pilonidal sinüs rahatsızlığı, her iki kalça arasında kuyruk sokumu kemiği üzerinde olan cilt altı dokularının iltihap kapmasıdır. Pilonidal sinüs hastalığı ilk zamanlarında hiçbir belirti göstermemektedir akut (erken) dönem ve kronik enfeksiyon dönemi biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Pilonidal sinüs hastalığı toplumda genellikle 25-40 yaşları arasında görülmektedir. Kadınlar da ortalama görülme yaaşı 19 erkeklerde ise 22'dir.  Çocukluk döneminde ve 45 yaş üstünde nadiren görülür. Şişmanlık o bölgenin tahrişi, çok uzun süre oturarak çalışmak, derin natal yarık, kalıtsal nedenlerin bulunması pilonidal sinüse sebep olan risk faktörleri arasındadır.  Pilonidal sinüs hastalığının nedenleri;  sonradan ortaya çıkan nedenlere bağlı olduğu düşünülmektedir, sinüs sonradan kazanıldığını  çıkarılan apsenin tekrarlanabilme durumundan anlaşılmaktadır.  Bütün bunlar doğumsal gelişim bozukluğu nedenlerinden çok sonradan kazanılmış sebepleri ön plana çıkarmaktadır. 
 

Kıl ve İnflamasyon

 
Kıl ve inflamasyon pilonidal sinüs hastalığının gelişiminde büyük önem taşımaktadır. İnsanlar uzun süre oturmak zorunda kaldıklarında pozisyonlarında değişiklik yaparlar tam bu anda vücudumuzun belirli bölgesinde dökülen kıllar yapaılan hareketler sayesinde kuyruk sokumuna doğru yol alırlar ve kuyruk sokumu bölgesinin derin olması nedeni ile orada birikmeye başlarlar. Biriken kıllar sürtünme sayesinde cilt üzerindeki delikten içeri girer. Kıllar biriktikçe delik noktası daha çok açılır, sinüsün ilerlemesi ve gelişmesine sebep olur, oluşan sinüs sağa sola doğru büyür. Sinüsler kıllar artıklar ve harabiyet dokusu içerir. vücuda giren yabancı cisme karşı kontrol mekanizmasının sayesinde sıvı oluşur. Bu sıvılar zaman içerisinde iltihap oluşturmaya başlar.  Küçük deliklerde enfeksiyon olduğu zaman sinüs kanalı boyunca ilerlemekte ve apse oluşturmaktadır.  Cilt altındaki kıllar ve sessiz gelişen enfeksiyonlar hastalığın tekrarlaması veya kronikleşmsine neden olur.  
 
Hastaların muayenesinde ki  bulgular apse ve kronik akıntıya kadar büyük bir yelpaze oluşturur. Enfeksiyona bağlı birden çok sinüs ağzı olabilir. Apse ilerleyip büyüdüğünde ağrı ve ateşe neden olmaktadır. Kronik enfeksiyonlarda daha çok irinimsi bir akıntı olur.Uzun süre geçiktirilmiş pinolidal sinüs rahatsılıkları zemininden nadiren de olsa sukuomaz hücreli kanser geliştirebilmektedir. Pilonidal sinüs  oluşumu ilerledikçe birden bire başlayan ağrılarda kendini göstermeye başlar .İlk zamanlarda yavaş yavaş kıllar içeri girmeye başlar bu sırada ağrı kendini çok belli etmez.Bu durumda olan hastalara baktığımızda  genelde kuyruk sokumu çevresinde çok küçük  delikler gözlenir.Bazen bunun sağında solunda yukarısında sinüs ağzı görülür.Fakat kronik  sinüste akıntı ve şiddetli ağrı görülür. Olay tekrarlanınca sinüs kanalları çoğalır ve birden fazla delik noktası oluşturur. Pilonidal sinüs hastalığın tanısı konulduğunda herhangi bir görüntüleme yöntemine gerek duyulmaz.Teşhis için herhangi bir tetkike gerek duyulmaz. Sadece apse geliştiğinde kandaki iltihap hücrelerinin sayısı artar. Tanı tamamen fizik muayene ile konur.
 

Kıl Dönmesi Tanı

 
Ayırıcı tanıda kuyruk sokumu bölgesinin diğer nedenlerle oluşan iltihap , apse fistülleri önemlidir.Hastalıklar birbirine karışabilir.Basit bir iltihap gibi görünen apse daha ciddi durumlar açabilir.Bu yüzden ayırıcı tanının mutlaka uzman ekim tarafından yapılması oldukça önemlidir. Karşılaşılan bu durumlar ciddi sonuçları meydana getiri. Rahatsızlığınızın ciddi boyutlara ulaşmasını beklemeden mutlaka işinde uzman olan bir hekime gitmeniz önerilir.Ameliyatsız tedavi yöntemleriyle hastalığınızdan hızlı bir şekilde kurtulabilirsiniz.Ameliyatsız tedavi yöntemleri doktor ve hasta için oldukça konforlu bir yöntemdir. Hastalığınız ilerlemeden kesinlikle doktora başvurmanız gerekir.
 
Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623